yirmi beşinde işsiz bir aylak

Son defa yad ettik eski günleri
Son defa olduğunu bilmeden
Arkadaşlarım ekmek kavgası verirken
Ben şiirler yazıyordum pişmanlıklarıma
Yirmi beşinde işsiz bir aylağı romantize ediyordum
Parayla değilse de kelimelerle hayatta tutmaya çalışıyordum onu
Çünkü aralarında bir tek ben babamın iyi niyetini suistimal edecek kadar umarsızdım;
Kendine saygısı olan arkadaşlarıma nazaran
Hayattan bir şeyler koparmaya çalışan
Onda kendilerine ait bir yer edinmeye çalışan
Ona rağmen yaşamaya çalışan arkadaşlarıma nazaran

Sadece aynalarda tükürebildiğim yüzüme yabancılaşıyorum
Tokat yemiş bir veledin yanağı kadar kızarsaydı yüzüm
Kendimden bu kadar nefret etmezdim belki
Bireyselleşmeyi teşvik eden bir devrin ortasında iken
Odamdan çıkamıyorum
Ücretini ödemediğim varlığıma gönderilmiş haciz emirlerinin arkasına özürler yazıyorum
İcralık olmuş iyiliklerim alınıyor elimden
Yalnızca işe yaramaz şiirlerim kalıyor günahlarımla
Yalnızca ben kalıyorum kendimle
Ne arkadaşlarım
Ne babam
Ne de iyiliklerim

Comments

Popular posts from this blog

Her Zaman ki Günlerden Biri

beklenmedik bir anda

Tarım Devrimi ve Nefs-i Müdafaa